İsrail'de Netanyahu Karşıtı Protestolar Büyüyor: 10 Bin Kişi Sokaklarda

İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu'nun hükümetine karşı düzenlenen protestolar hız kesmeden devam ediyor.

İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu'nun hükümetine karşı düzenlenen protestolar hız kesmeden devam ediyor. Yaklaşık 10 bin kişi, Batı Kudüs’te bir araya gelerek hükümetin politikalarını protesto etti. Göstericiler, özellikle iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar’ın görevden alınması ve hükümetin yargı üzerindeki etkisini artıran adımlarına karşı tepkilerini dile getirdi.

Protestoların Ana Gündemi

İsrail’in saygın gazetelerinden Yediot Ahronot'un haberine göre, protestocular Batı Kudüs’teki Yüksek Mahkeme ile İsrail Meclisi arasında bulunan Kaplan Caddesi’nden yürüyerek hükümet binası önünde toplandı. Gösterilerde öne çıkan başlıca talepler şunlar oldu:

İç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in başındaki Ronen Bar’ın görevden alınmasına karşı çıkılması,

Gazze'de tutulan İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için esir takası müzakerelerinin sürdürülmesi,

2025 yılı bütçesinin onaylanması,

İsrail hükümetinin yargı danışmanı Ghali Behrav Mayara'nın görevden alınma planına karşı durulması.

Muhalefetten Güçlü Katılım

Yoğun katılımın olduğu gösterilere ekonomi ve hukuk alanında tanınmış isimlerin yanı sıra, Ulusal Birlik Partisi lideri Benny Gantz ve diğer muhalefet temsilcileri de destek verdi. Ulusal Birlik Partisi milletvekili Yechiel Hilli Tropper, yaptığı konuşmada, “Hepimiz kendimizi veya aile üyelerimizi Gazze tünellerinde mahsur kalmış gibi düşünmeliyiz. Bu karşılıklı sorumluluk anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in önde gelen medya kuruluşlarından Kanal 12, hükümetin yargı sistemine müdahale girişimlerinin de protestoların önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Göstericiler, yargıç atama sürecine yönelik değişiklikleri ve hükümetin yargının bağımsızlığını zayıflatma çabalarını eleştirdi.

Şin-Bet Krizi ve Hükümet-Yargı Çekişmesi

Netanyahu hükümetinin iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü Ronen Bar'ı görevden alma girişimi ülkede büyük bir siyasi krize yol açtı. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı geçici olarak durdurması, hükümet ile yargı arasındaki gerilimi daha da artırdı. Bu durum, ülkede geniş çaplı kitlesel protestoların başlamasına neden oldu. Muhalefet liderleri ve sivil toplum kuruluşları, hükümetin aldığı kararları “demokrasiye tehdit” olarak değerlendirdi.

Gazze’de Gerilim ve Ateşkesin Bozulması

İsrail, siyasi gerilimin gölgesinde 18 Mart'ta Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı. Netanyahu hükümeti, bu saldırıların amacının Gazze’de tutulan İsrailli rehineleri kurtarmak olduğunu savunurken, rehinelerin yakınları ve muhalefet, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını ve hükümetin kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını öne sürdü. 19 Ocak’ta sağlanan ateşkesin bozulması, hem iç hem de uluslararası arenada büyük tepki çekti.

İsrail’de protestoların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Özellikle hükümetin yargı reformları ve güvenlik politikalarına karşı toplumsal muhalefetin güçlendiği gözlemleniyor. Netanyahu yönetiminin, hem iç hem de dış politikada karşılaştığı bu baskılara nasıl yanıt vereceği merak konusu olmaya devam ediyor.
 

israil